Sarı Kayısı Jumbo

Sarı Kayısı Jumbo

30.00 

Adet
Karşılaştır

 Besin Değerleri

Kayısı, içeriğindeki organik ve inorganik maddeler vasıtasıyla insan sağlığına olumlu etkilere sahiptir.

Kayısı yüksek miktarda şeker, nişasta, protein, pektin, pektoz selüloz, organik maddeler, vitaminler, asitler,organik ve inorganik maddeler içermektedir.

Kayısı minerallerden potasyum ve vitaminlerden ß karoten yönünden çok zengindir. Vitamin A, vücudu ve organları saran epitel doku ve gözün sağlığı, kemiklerin ve dişlerin gelişimi ile sağlığı, endokrin bezlerinin çalışması için gereklidir. 200-250 gram kayısı diyeti yeteri kadar yağ içeriyorsa günlük A vitamini tüketiminin 1/3’ünü karşılar.

Ayrıca kayısının sodyumca fakir, potasyumca zengin oluşu bazı özel diyetlerin düzenlenmesinde yardımcı olabilir. Sodyum ve potasyum, vücut sıvılarının ozmatik basıncı ve asit baz dengesi için gereklidir. Vücutta sodyum birikimi ödemlere yol açar. Potasyum yetersizliğinde ise glikojen yetersizliği görülür.

Kayısı Sodyumun kısıtlanmış diyetlerde, mesela konjestif kalp yetmezliğinde, böbrek hastalıklarında, asit toplanması gereken hepatit sirozda ve uzun süre kartikosteroit tedavisi gören kişilerde kolaylıkla kullanılabilir.

100 gr. taze kayısının içerdiği besin değerleri şunlardır: 51 kalori; 1 gr. protein; 2,8 gr. karbonhidrat; 0 kolesterol; 0,2 gr. yağ; 0,6 gr. lif; 23 mgr. fosfor; 17 mgr. kalsiyum; 281 mgr. potasyum: 12 mgr. magnezyum; 270 IU A vitamini: 0,03 mgr. B1 vitamini; 0,04 mgr. B2 vitamini; 0,6 mgr. B3 vitamini; 0,07 mgr. B6 vitamini; 10 mgr. C vitamini; 0,5 mgr. E vitamini ile bir miktar folik asit…

Kayısı Kaç Kalori?

Sıkı bir diyet programı uyguluyorsanız, karnınız kazındığında kayısı düşük kalorisi ile en büyük yardımcınız olabilir. Çünkü 100 gram kayısı sadece 48 kaloridir. Üstelik en iyi A vitamini kaynaklarından biri olan kayısının 100 gramı günlük A vitamini ihtiyacınızın yaklaşık %39′unu tek başına karşılar.

Kayısıda A vitamini dışında C vitamini, K vitamini, B6 vitamini ve kalsiyum, demir, magnezyum, potasyum, fosfor, bakır, çinko ve manganez mineralleri bulunmaktadır. 100 gram kayısının yaklaşık 9 gramı şekerdir. Ancak şeker almak için işlenmiş gıdalardan veya beyaz şekerden çok daha iyi bir kaynaktır.

1 adet kayısı (yaklaşık 35 gram) 17 kaloridir ve;

  • Günlük A vitamini ihtiyacının %13′ünü
  • C vitamini ihtiyacının %6′sını
  • Demir ihtiyacının %1′ini
  • Lif ihtiyacının %3′ünü
  • E vitamini ihtiyacının %2′sini
  • Potasyum ihtiyacının %3′ünü karşılar.

Kayısının insan sağlığı bakımından önemi

pH’ı 3-4 arasında değişen taze kayısı; dokuz farklı şeker, on sekiz serbest aminoasit, zengin A vitamini ve betakaroten, yüksek miktarda potasyum ve demir elementi ihtiva eden bir yapıda yaratılmıştır. Çağla döneminde yüksek olan C vitamini (50-60 mg/kg), meyvenin olgunlaşması ile birlikte azalmaktadır (30-50 mg/kg). Yaş ve kuru kayısıya insan sağlığına faydalı birçok özellik konulmuştur. Insan vücudunun günlük enerji ve protein ihtiyacının karşılanmasında çok az katkısı olmasına rağmen, yaş kayısı, mineral maddelerden potasyum ve betakaroten maddesi bakımından çok zengin kılınmıştır. A vitamininin ön maddesi olan betakaroten; vücudu ve organları saran epitel dokusu, göz sağlığı, kemik, diş gelişimi ve endokrin bezlerinin çalışması için gereklidir. Bir kayısının rengi ne kadar canlıysa, içindeki betakaroten oranı o kadar yüksektir.

Kayısı, sağlığın dengeli bir şekilde devamına ve hastalık oluşmasını engellemeye vesile olacak mahiyette yaratılmıştır. Kayısıda bulunan A vitaminine, üreme ve büyümede; enfeksiyonlara karşı vücut direncinin artmasında önemli roller verilmiştir. Diğer taraftan A vitaminine, normal vücut hücrelerinin kanserli hücreye dönüşmesinin başlıca sorumlusu olan aktif karsinojenlerden tekli oksijen radikallerinin oluşmasını önleme veya oluştuktan sonra etkisiz hâle getirme özelliği verilmiştir. Ayrıca, A vitamini hücrelerin direncinin artmasına vesile olarak, kansere karşı koruyuculuk vazifesi de yapmaktadır. Bu sayede, serbest radikallerin oluşumu ve hücre ölümüne sebep olan protein ve yağ asitlerinin bozulma reaksiyonlarının önlenmesi sağlanmaktadır.

Kayısının sodyumca fakir, potasyumca zengin yaratılmış olmasından dolayı; kalb yetmezliği, böbrek hastalıkları, hepatit, siroz tedavisinde ve kalb kaslarının kuvvetlenerek düzenli çalışmasında olumlu tesirinin olduğu belirlenmiştir. Ayrıca, kayısının ihtiva ettiği magnezyum ve kalsiyum gırtlak yanmalarının önlenmesine vesile olur. Kuru kayısıya rengi bozulmasın diye eklenen sülfür dioksitin, astım gibi alerjilere iyi geldiği tespit edilmiştir.

Kuru kayısının beslenme ve sağlık açısından diğer önemli bir hususiyeti de, lifli gıda olmasıdır. Kuru kayısının 100 gramında yaklaşık 24 gram lif bulunur. Yetişkin bir insanın günlük lif ihtiyacı ise 25 gramdır. Diyetle alınan bu lifler, sindirim sistemimizde salgılanan enzimler tarafından hidrolizlenemeyen polisakkarit ve lignin gibi bileşiklerden oluşmaktadır. Bu lif; irritabl kolon sendromu, kroner kalb hastalıkları, kolon kanseri, diş ve şeker hastalığı, apandisit, kabızlık, hemoroid, ve şişmanlık gibi rahatsızlıkların ortaya çıkma riskini azaltmaya ve bağırsakların düzenli çalışmasına yardımcı olacak şekilde yaratılmıştır.

Kayısı Nelere İyi Gelir?

  • Kan yapımını arttırarak, kansızlığı giderir.
  • Böbreklerde taş oluşumunu azaltır.
  • Kansere karşı koruyucu bir etkiye sahiptir.
  • Beynin düzenli çalışmasını sağlar, stres azaltır.
  • Karaciğerin tahrip olan kısımlarının tamirini sağlar.
  • Kemiklerin çok daha düzgün ve sağlam olmasında, önemli rol oynar.
  • Dişlerin daha sağlam ve kuvvetli olmasında çok önemli etkisi vardır.
  • Mide ve on iki parmak bağırsağı ülserlerinin meydana gelmesine engel olur ve bu arada meydana gelmiş ülserlerin iyileşmesinde de önemli rol oynar.
  • Üreme sistemi üzerinde olumlu rolü bulunup, cinsel gücü arttırır. Kalp kaslarını kuvvetlendirir ve daha düzenli olarak çalışmasını sağlar.
  • Kayısının potasyumca zengin sodyumca fakir ve A vitamininin öz maddesi Karotence zengin olması insan beslenmesinde çok önemli boyutlar kazandırmaktadır.

Şifa Bekleyenlerin Yeni Umudu: “Kayısı”

Sağlıklı yaşam için alternatif arayanlara ilaç gibi bir besin… Şifa dağıtan kayısının faydaları saymakla bitmiyor…

– Kayısı; A, B, C ve P vitaminleri, demir, magnezyum, kalsiyum, fosfor, kükürt, bakır, krom ve manganez mineralleri açısından da zengindir.

– Kayısı; bağışıklık sistemini güçlendirir kansızlığa iyi gelir, kan yapımına yardımcı olur ve sinirleri yatıştırır, uyku düzenine yardım eder.

– Kayısı; kemik erimesinin önlenmesinde faydalıdır.- Kayısı, doğal lif açısından zengin olduğundan kabızlığa iyi gelir.

– Kayısı; içeriğinde bulunan antioksidanlardan karotenoidler (betakaroten) ve fenolik bileşikler (Prosiyanidinler, hidrosinamik, asit türevleri, flavonoller ve antisiyaninler) ile; kanser, kalp damar hastalıkları, diyabet, iltihaplı durumlar ve kataraktın önlenmesinde ve korunmada yararlıdır.

– Fenolik asitlerin pek çoğunun, “Betakaroten ve C vitamininden çok daha güçlü antioksidan etkiye sahiptir.

– Karotenoidlerin; göz ve deri olmak üzere sağlıkta birçok etkileri vardır.

– Fonksiyonel gıda; kendi içerdiği bileşikleri ile hastalıklardan koruyucu, önleyici ve/veya tedavi edici etkiye sahip gıda demektir.

– Kayısı yaş ve kuru olarak; fonksiyonel gıdadır. Yani önleyici, koruyucu ve destek gıdalardandır. Yani sağlıklı ve iyi yaşam için gerekli gıdalardandır.

– Sodyum düzeyi düşük, potasyum düzeyi yüksek olan kayısı, vücutta kan basıncının düzenlenmesinde, yüksek tansiyonun denetiminde önemli etkisi olan bir meyvedir.

– Potasyum; elektrolit dengesi, sinir sistemi, kalp atışları, vücut beyin hücreleri ve kas dokusu içinde gerekli bir mineraldir.

– Kuru kayısı; kabızlıkta tüketilebilir.

– Kayısı suyu veya kayısı hoşafı tüketimi; özellikle ara öğünlerde ve akşam yemeklerinde daha yararlı olur.

– Kayısı suyunun veya kayısı hoşafının; Ramazan ayında, iftarda yani oruç açarken içilmesi çok yararlı olur.

– Kayısı, sindirim sorunlarına iyi gelir, stresi ve kansızlığı önler, cilt bozukluklarının tedavisinde etkilidir, büyümeye yardımcı olur, görmeyi güçlendirir, bağışıklık sistemini korur, kalp kasları ve sinirlerin iyi çalışmasını sağlar.

– Kayısı çekirdeği yağı tüm ciltlere uygun doğal bir üründür.

– Kayısı çekirdeği yağı, özellikle ileriki yaşlarda ortaya çıkan kırışıklıkları azaltır.

– Kayısı tohum yağı; % 50 yağ içeriği ve istenen yağ asidi oranından dolayı fıstık yağı gibi bir yağdır.

– Kayısı çekirdeği yağı zengin içeriğiyle; cildi nemlendirip doğal canlılık ve parlaklık verir, sivilce ve akneyi temizler.

– Amigdalin, birkaç nitriloside’den biridir.

– Nitriloside’ler, çeşitli gıdalarda bulunan ve doğal, siyanür içeren maddelerdir, yani B17, yaniLaetril:“elma, şeftali, portakal, erik, kayısı, kiraz ve üzüm” çekirdeklerinde, acı badem, akdarı, buğday çimi ve esmer buğdayda (kara buğday, sert buğday, durum buğdayı, Siyez buğdayı,karakılçık buğdayı) bulunur.

– Kayısı çekirdeğinde bulunan Amigdalin yani Vitamin B17 ((Nitriloside), yani (Laetril) kanser önleyici etkilere sahiptir. En fazla acı kayısı çekirdeğinde vardır % 6 civarında.- Acı kayısı çekirdeğinden vitamin B17 üretmek çok kolay iş, fakat bakanlık tanımını henüz yapmadığı için ülkemiz her yıl çok miktarda para kaybediyor.

– Bu size uçuk gelmesin.

– Çünkü Vitamin B17′nin satış fiyatı; kilosu 1 milyon dolardır.

– Günde 7 tane kayısı çekirdeği ortalama tüketim önerisidir.

– Kayısı çekirdeği de fonksiyonel gıdalardandır.- Kayısı çekirdeği ve yağı, bileşimindeki yüzde 95 doymamış yağ asidi, yüzde 5 doymuş yağ asidi içeriği, içeriğindeki yüksek E vitamini ve ideal oleik-linoleik asit oranı ile kolesterol düzeyini düşürebilmesi, kabızlık giderici oluşu ve öksürük söktürücü oluşu gibi özellikleri de kayda değerdir.

– Kayısı çekirdeği ve yağı, kozmetikte de kullanılmaktadır.

– Kayısı çekirdeği; % 16.76 protein, % 5.17 selüloz ve % 41.7 oranında yağ içeririr.

– Kayısı çekirdeği içeriğindeki yağ oranları; % 62 oleik asit ve % 28 linoleik asit , % 7 palmitik asit, % 2 palmitoleik asit, % 2 stearik asit.

– Kayısı çekirdeğinin 100 gramında 113 mg magnezyum, 37 mg kalsiyum, 5 mg potasyum, 3 mg çinko, 2 mg demir, 2 mg sodyum, 4 mg B3 (niasin), 2 mg C vitamini, 0.3 mg B1 (tiyamin) vitamini ve 0.2 mg B2 (riboflavin) vitamini saptanmıştır.

– Kayısı yağı da yaşlanmayla ortaya çıkan kırışıklıkları azaltır.- Karaciğer rahatsızlığı olanlar kayısıyı çok fazla yememelidirler.

– Ayrıca mide rahatsızlığı olanlar olgun kayısı yemelidir.- Günde 3 adet kuru kayısı ortalama tüketim önerisidir.

– Kayısı beyin ve sinir düzeninin iyi çalışmasını sağlar- Kayısı; karaciğerin kendini iyileştirmesini sağlar.

– Kayısı; kemiklerin sağlığında rol oynar.- Kayısı; üreme düzeni üzerinde etkisi vardır ve cinsel gücü artırmaktadır.

– Kayısı; sperm kalitesini artırır.- Kayısı; cildi, korur ve güzelleştirir.

– Kayısı; iştah açar, kan yapar, bedensel ve ruhsal yorgunlukları alır.

– Kayısı çekirdeği içinin halen kansere karşı kullanılabilirliği araştırılmaktadır ve bazı kanser ilaçlarında kullanılmaya da başlamıştır.

– Kayısı çekirdeğinin günde 7 taneden fazla yenilmemesi önerilmektedir.

Her derdin devası kayısı

Kayısı, yaşlanma etkilerini geciktiren meyvelerden bir tanesi olarak son zamanda gündemde kendisine önemli ölçüde yer tutarken, aynı zamanda tok tutan bir meyve olması sebebi ile de kayısı, zayıflama diyeti yapan kişilerin sıklıkla tercih ettikleri meyvelerin arasında yer almaktadır. Kayısı, hem taze olarak tüketilmektedir; hem de kurutulmuş olarak yenilebilen meyveler grubunda yer almaktadır. Taze kayısıların renkleri eğer koyu ise, içeriklerinde bol miktarda betakaroten var demektir; ve kayısının içeriğinde bulunan betakaroten de, kayısının antioksidan etkisini arttırmaktadır. Kuru kayısının içeriğinde ise, daha çok potasyum bulunmaktadır. Taze kayısının içeriğinde bulunan C vitamini, kuru kayısıda, 1/6 oranında azalmaktadır. Kuru kayısının içeriğinde ise, taze kayısının içeriğinde bulunan kalsiyumdan altı kat daha fazla kalsiyum bulunmaktadır.

İçerdiği bol miktardaki B vitamini sayesinde birçok hastalığa karşı koruyucu özelliği bulunan kayısı, bağırsakları çalıştırıcı özelliğiyle kabızlığa da iyi gelmektedir.

Uyku sorunu çekenler için de birebir olan kayısının çabuk sinirlenen ve stresli olanlar için de faydası olduğu bilinmektedir.

Sabahları kuru kayısı yemenin faydaları nelerdir?

Sabah uyandığınızda 2 bardak su için ve 3-4 adet kuru kayısı yiyin. Böylelikle güne zinde başlamış olacaksınız.  Aç uyandığınız için kan şekeriniz düşük olacak kayısı kan şekerini arttırdığı için size tokluk hissi verecek.  Ayrıca cildi gençleştirme özelliği de mevcuttur.
Kuru kayısı hem besleyici hem de potasyum açısından çok zengin bir besindir.
Kayısı, sindirim sorunlarına iyi gelmekte, stresi ve kansızlığı önlemektedir. İçerdiği A vitamini cilt bozukluklarının tedavisinde etkilidir.  Ayrıca kuru kayısı, büyümeye yardımcıdır.  Görme fonksiyonlarını güçlendirir, şeker hastalığının gelişimini engeller, bağışıklık sistemini korur.  İçerdiği potasyum sayesinde kalp kasları ve sinirlerin iyi çalışmasını sağlar.  Kayısı lifli bir meyvedir kanserden korur.  Her sabah aç karnına yenilen 5-6 adet kuru kayısı kabızlığı önler.

Gün Kurusu Kayısının Faydaları

Gün kurusu kayısı, kükürtlenme işlemine tabi tutulmadığı için doğal yollarla kurutma işleminden geçirildiği için rengi sarı değildir. Mineral bakımından çok zengin olan gün kurusu cildi güzelleştirir, dişlerin sağlamlığını ve kuvvetini arttırır, lifli bir meyve olduğu için bağırsakların çalışmasını sağlar, sindirimi kolaylaştırır, gözlere parlaklık verir. İçerdiği antioksidanlar sayesinde kanserden korur, beta-karotenler ihtiva ettiğinden akciğerleri ve kalbi korur, bol miktarda potasyum içerdiği için sinirsel gerginliği engeller ve beynin daha düzenli çalışmasını sağlar ve cilt hastalıklarını önler. Günde en az 3 gün adet kuru kayısı tüketmeliyiz.

Kayısının Kullanıldığı Yerler

Dünyada ve ülkemizde yaş kayısı tüketimi, oldukça yüksektir. Ancak, hasat döneminin kısa olması ve taze kayısının çabuk bozulması sebebiyle, kayısının kurutularak veya işlenerek değerlendirilmesi gerekmektedir. Dünya kayısı üretiminin % 20-25’lik kısmı kurutularak, geri kalan kısmı ise, işlenerek değerlendirilmektedir.

Kayısının yaş ve kuru tüketiminin yanında birçok değişik kullanımı da bulunmaktadır. Kayısı çekirdeklerinin tatlı olanları çerez olarak tüketilmekte, acı olanları ise kozmetik ve ilâç sanayiinde hammadde olarak kullanılmaktadır. Ayrıca kayısı çekirdeğinin tohum ve kabuğundan badem yağı, yemeklik yağ, benzaldehit (aroma esansı), furfural, aktif karbon, amigdalin ve hidrosiyanik asit elde edilmektedir. Kayısının gövdesi, dalları ve çekirdek kabukları yakacak olarak kullanılmakta, ağacının yaş ve kuru yaprakları da hayvan yemi olarak değerlendirilmektedir.

Kayısı atomu

Kayısı atomu kayısı ile antep fıstığı, ceviz, fındık, tarçın, nişasta gibi malzemelerin karıştırılması sonucu elde edilir.

Peki kayısı atomu nasıl yapılır?

Kayısı atomu yapımı için naturel ya da bir başka adı ile gün kurusu kayısı kullanmanız gerekir. Kayısılar kaynayan suya atılır ve içerisine nişasta eklenir. Daha sonra ise tadını artırmak amacı ile tarçın ve karanfil karışıma dahil edilir. Kayısı atomu yapımı aşamasında yuvarlanan kayısı atomlarının içerisine isteğe bağlı olarak fındık, ceviz ve antep fıstığı katılır.

Kayısı atomu yüksek enerji seviyesi ile yaz döneminde kronik yorgunsuzluk ve ve halsizlik şikayeti sorunlarından muzdarip olan kişilere özellikle tavsiye edilmektedir.

Kayısı atomu enerji vermesinin yanı sıra içerisinde barındırdığı kayısı ile kan yapıcı etkiye de sahiptir. Ayrıca yapımında kullanılan karanfil, tarçın, fındık ve ceviz gibi maddeler nedeni ile doğal bir şifa kaynağı olma özelliğini de barındırmaktadır.

Bundan İyisi, Şam’da: Kayısı

Latince kelime anlamı “değerli” olan kayısı, şeftaliden daha küçük turuncu-sarı renkli bir meyvedir.

Kayısı sodyum içermeyen, doymuş yağa sahip, kolesterolsüz , vitamin ve mineral yüklü bir meyvedir. Betakarotenin en önemli kaynaklarındandır. Tek bir kayısı kişinin bir günlük beta-karoren ihtiyacını karşılar. A vitamini yönünden zengin olması nedeniyle cilt, saç, göz ve diş etleri için oldukça faydalıdır. Ayrıca kemik ve dişler için de yararlı bir meyvedir.

Kayısı enfeksiyonla mücadele ederek bağışıklığı korur. Potasyum bakımından zengin olması sebebiyle tansiyonu dengeleyen önemli bir besindir. Kayısı lif açısından da yoğun bir meyvedir. Bu nedenle tokluğu uzun süre korur ve sindirime yardımcı olur. Böylece ideal bir diyet yiyeceğidir.

Toksinleri hızla vücuttan uzaklaştıran bu meyve metabolizmayı hızlandırarak yağ yakılmasına katkı sağlar. Güçlü bir antioksidan olan meyve serbest radikal hasarları ile savaşarak kanser riskini azaltır.

Kırmızı elma – kayısı yüz maskesi

Bu maske için kullanacağınız malzemeler: 1 adet sert, ekşi olmayan orta boy kırmızı elma ve 4 adet sert kayısıdır.

Bir adet orta boy kırmızı elmanın kabuğu ince olarak soyulur. Maske için kullanılacak olan kırmızı elmanın ince soyulmuş kabuklarıdır. 4 adet sert kayısı (yumuşak olmayan) her biri  yaklaşık 1.5 cm kalınlığında soyulur (kabukları ile beraber). Kayısının çekirdeğinin etrafında bulunan yumuşak plazenta kısmı kullanılmamalıdır. İnce olarak soyulmuş kırmızı elma kabuğu ile kalın etli (1,5 cm) soyulmuş 4 adet kayısı beraberce küçük bir kapta ve çok az su ilave ederek hafif ateşte 5 dakika lapa haline getirilir. Lapa haline getirilirken çatal yardımıyla da iyice ezilir. Lapanın çok cıvık olmamasına özen gösteriniz. 5 dakikalık lapa yapma süresinde az az su ilave ederek çok cıvık olmayan kıvamı koruyunuz, çatal veya kaşık yardımıyla iyice ezerek homojen hale getiriniz. Beş dakika tamamlanınca ılımasını bekleyiniz. Ilıyınca iki parmak yardımıyla alnınıza, burun ve yüzünüze çok hafif bir şekilde fazla bastırmadan yedirerek sürünüz. En az yirmi en fazla otuz dakika bekletiniz. Daha sonra sadece suyla yıkayınız ve havlu ile kurulayınız. Bu işlem haftada bir kez uygulanır. Ayda üç defadan fazla uygulamayınız.

Not: El blendırı veya mutfak robotu yardımıyla hazırladığınız maskeyi iyice homojen hale getirebilirsiniz. Yüzünüze sürdükten sonrada bir dakika uzaktan fön tutarak bir miktar kurutunuz. Cildinizin yavaş yavaş gerilmeye başladığını görebileceksiniz.

Kayısı çekirdeği

Kayısının kendisi gibi çekirdeği de birçok alanda kullanılmaktadır. Çekirdeğinin kabukları aktif karbon üretiminde, metal yüzeyi temizlemede, alternatif enerji kaynağı olarak fırınlarda kullanılmaktadır. İçi ise kuruyemiş sanayisinde veya yağı alınarak kozmetik ürünü olarak kullanılmaktadır. Kayısı çekirdeği içinin halen kansere karşı kullanılabilirliği araştırılmaktadır ve bazı kanser ilaçlarında kullanılmaya da başlamıştır.

(Koyu renginin nedeni kükürt dioksit (E220) ve potasyum sorbat (E202) kullanılmamış olmasından kaynaklanmaktadır)

Kayısı Çekirdeği Yağı

Kayısı yağı, gülgiller familyasından kayısının çekirdeğinin sıkılması ile elde edilmektedir.

Kayısı yağının içeriğinde %65 Oleik asit (bir omega-9 doymamış yağ asitidir), %27 Linoleik asit (bir omega-6 doymamış yağ asitidir), %5 Palmitik asit’ten oluşur.

Kayısı yağı‘nın büyük kısmını oluşturan bu asitler hücre duvarı yapısının oluşturulmasında önemli rol oynamaktadır. Bu sayede kayısı yağı, cilt kuruluğu, akne, saç dökülmesi gibi bir çok cilt problemi için etkili bir üründür.

Kayısı yağı tüm cilt tiplerine uygun olması ile birlikte, içerdiği A vitamini, kalsiyum, magnezyum, karotin ve betakaroten maddeleri ile cilde doğal bir canlılık ve parlaklık kazandırmasının yanında, cildi nemlendirmesi ve yaşlanma ile ortaya çıkan kırışıklıkların giderilmesinde de büyük rol oynamaktadır.

Kayısı yağı cilt problemlerinin giderilmesinin yanı sıra şeker hastalığına karşı, hırıltılı öksürük, bronşit, astım, amfizem ve kabızlık, sedef hastalığı ve bağırsak parazitlerinin giderilmesinde de etkili rol oynamakta, saf olarak sabun içeriğinde ve emilimi kolay bir yağ olmasından dolayı masajda da kullanılabilir.

Uygulanması kolay olan kayısı yağı, nemli bir pamuğa dökülerek yüz ve boyun çevresine daireler halinde uygulanarak nemlendirici şeklinde, suya veya şekere damlatılarak ağızdan alınarak da uygulanabilir.

Abhazlar ve Navajo Kızılderilileri üzerinde yapılan araştırmalarda hiç kanser vakasına rastlanmamıştır. Bunun sebebi araştırıldığında bu toplumlarda kayısı çekirdeğinin çok tüketildiği görülmüştür. Kayısı çekirdeğinde B17 vitamini mevcuttur. Bu vitamin başka hiçbir gıdada bulunmaz. Ayrıca Bebe yağlarının temel maddesi kayısı çekirdeği yağıdır. Tohumlarından soğuk presleme yöntemiyle kozmetik ve gıda amaçlı çok değerli sabit yağ elde edilir. Hassas ciltlere uygun, çabuk emilebilen ince bir yağ olup, göz çevresi, dudaklar, meme çevresi gibi cilt bölgelerinde kullanılır. Aromaterapide temel yağ olarak E vitamini bakımından zengin olması nedeniyle tercih edilmektedir.

Kayısı Çekirdeği Yağı                     

*  Mantar Enfeksiyonları,

*  Deride Meydana Gelen Kabarcıklar,

*  Kızarıklar ve Şişlikler,

*  Uçuk, Egzama,

*  Sivilce, Basur,

*  Sedef Hastalığı,

*  Çıban,

*  Açık Yaralar,

*  Fistül,

*  Herpes Simplex Virüsü,

*  Akne ve Diğer Deri Problemlerinde,

*  Diş Eti Enfeksiyonlarında,

*  Zatürree (Akciğer İltihaplanmasında),

*  Kafa Derisi Enfeksiyonlarında,

*  Koltuk Altı Deodorantı olarak,

*  Vajinit Hastalıklarda,

*  Atletik Sıyrıklar ve İncinmelerde,

*  Boyun Ağrılarında,

*  Bacak Ülserinde,

*  Arı Sokmalarında Oluşan Kızarıklıklarda,

*  Böcek Isırmasında Oluşan Kızarıklıklarda,

*  Saç Dökülmesinde,

*  Selülit Tedavisinde kullanılır.

Bilinen Bazı faydaları

– Kayısı çekirdeği yağı tüm ciltlere uygun doğal bir üründür.

– Kayısı çekirdeği yağı, özellikle ileriki yaşlarda ortaya çıkan kırışıklıkları azaltır.

– Kayısı tohum yağı; % 50 yağ içeriği ve istenen yağ asidi oranından dolayı fıstık yağı gibi bir yağdır.

– Kayısı çekirdeği yağı zengin içeriğiyle; cildi nemlendirip doğal canlılık ve parlaklık verir, sivilce ve akneyi temizler.

– Amigdalin, birkaç nitriloside’den biridir.

– Nitriloside’ler, çeşitli gıdalarda bulunan ve doğal, siyanür içeren maddelerdir, yani B17, yani Laetril: “elma, şeftali, portakal, erik, kayısı, kiraz ve üzüm” çekirdeklerinde, acı badem, akdarı, buğday çimi ve esmer buğdayda (kara buğday, sert buğday, durum buğdayı, Siyez buğdayı,karakılçık buğdayı) bulunur.

– Kayısı çekirdeğinde bulunan Amigdalin yani Vitamin B17 ((Nitriloside), yani (Laetril) kanser önleyici etkilere sahiptir. En fazla acı kayısı çekirdeğinde vardır % 6 civarında.

– Acı kayısı çekirdeğinden vitamin B17 üretmek çok kolay iş, fakat bakanlık tanımını henüz yapmadığı için ülkemiz her yıl çok miktarda para kaybediyor.

– Bu size uçuk gelmesin.

– Çünkü Vitamin B17′nin satış fiyatı; kilosu 1 milyon dolardır.

– Günde 7 tane kayısı çekirdeği ortalama tüketim önerisidir.

– Kayısı çekirdeği de fonksiyonel gıdalardandır.

– Kayısı çekirdeği ve yağı, bileşimindeki yüzde 95 doymamış yağ asidi, yüzde 5 doymuş yağ asidi içeriği, içeriğindeki yüksek E vitamini ve ideal oleik-linoleik asit oranı ile kolesterol düzeyini düşürebilmesi, kabızlık giderici oluşu ve öksürük söktürücü oluşu gibi özellikleri de kayda değerdir.

– Kayısı çekirdeği ve yağı, kozmetikte de kullanılmaktadır.

– Kayısı çekirdeği; % 16.76 protein, % 5.17 selüloz ve % 41.7 oranında yağ içeririr.

– Kayısı çekirdeği içeriğindeki yağ oranları; % 62 oleik asit ve % 28 linoleik asit , % 7 palmitik asit, % 2 palmitoleik asit, % 2 stearik asit.

– Kayısı çekirdeğinin 100 gramında 113 mg magnezyum, 37 mg kalsiyum, 5 mg potasyum, 3 mg çinko, 2 mg demir, 2 mg sodyum, 4 mg B3 (niasin), 2 mg C vitamini, 0.3 mg B1 (tiyamin) vitamini ve 0.2 mg B2 (riboflavin) vitamini saptanmıştır.

– Kayısı yağı da yaşlanmayla ortaya çıkan kırışıklıkları azaltır.

Tabiatın mucizesi kayısı yağı, ciltte ne gibi faydalar sağlamaktadır?

Öncelikle ciddi bir hücre yenileme özelliğine sahiptir. Bu mükemmel güzelleştirici meyvenin yağı, kalsiyum, magnezyum, karoten ve betakaroten maddelerini içermektedir. Bu maddeler sayesinde kırışıklıkları azaltmaktadır. Genellikle kadınların çok dillendirdiği bir konu vardır: ‘Neden cildime ipeksi bir görüntü sağlayamıyorum?”. İçindeki aktif birçok madde ve nemlendiriciler sayesinde, cildi yağlandırmadan yumuşaklık, parlaklık ve canlılık kazandırankayısı yağı, ipeksi bir doku oluşumuna yardımcı olmakta; hücreleri besleyerek cildin gerginleşmesine zemin hazırlamaktadır.

Soğuk pres üretim tekniği olmalı!

Kayısı çekirdekleri hiçbir sıcak işlem görmeden yüksek basınç altında ezilerek yağı çıkarıldığı için içeriğindeki önemli vitaminler yok olmamamaktadır. Bu arada kayısı çekirdeği yağınıve diğer farklı bitkisel yağları belli formüllerle bir araya getirererek, koruma, cildi yenileme vb. işlemleri çoğaltmak mümkündür. Güneşli veya soğuk havalarda yıpranan cilt hücrelerini yenilediğini de unutmayalım. Ancak kayısı çekirdeğinden elde edilen yağı satın alırken, soğuk pres üretim tekniği kullanılarak üretilip üretilmediğini sormakta yarar vardır.

Kayısı çekirdeğinden elde edilen yağ kuru ve yağlı ciltleri için ideal…

Kayısı meyvesinin ve çekirdeğinin yağı bir çok cilt sorunu yaşayan kadına çare oldu.
Sizler, meyvesini yemeyi ihmal etmeyerek, içten destek sağlayın.. Ancak, çekirdeğinin yağı ile dıştan da sürerek teninizi iyileştirme ve canlandırma yoluna gidin.. Doğal cilt bakım ürünü olan kayısının yağının tüm ciltlere uygun olduğunu söylemek isterim:

Hücre yeniliyor 
Kayısı yağını her yaştan insan kullanabilir fakat daha çok yaşlı insanların çoğu bu yağı tercih ediyor çünkü ortaya çıkan kırışıklıkları azaltıyor. Ciddi bir hücre yenileme özelliğine sahip. Çekirdeğinden elde edilen kayısı yağı güzellikte etkili. Kayısı yağının tüm cilt tiplerine uygun bir doğal ürün olması cok önemli. A vitamini içerdiğinden cildi nemlendirip doğal bir canlılık ve parlaklık vererek akneleri temizliyor.

Kuru ciltlere hergün
Bu mükemmel güzelleştirici meyvenin yağı, kalsiyum, magnezyum, karotin ve betakaroten maddelerini içeriyor. Bu maddeler sayesinde yaşlanmayla ortaya çıkan kırışıklıkları azaltıyor. Cildin doğal güzelliği için yağlı ciltlerde haftada 1 gün sürün. Kuru ciltler ise günde bir defa deriye kayısı yağını sürerek yedirmeli. Her gün sürenler de abartmasınlar. Parmağın ucuna bir kaç yağa bandırıp, tamponlar halinde yüze sürüp, sonra yedirme işlemi yapmak yeterli.

İpeksi bir dokunun anahtarı 
Genellikle kadınların çok dillendirdiği bir konu vardır. Bundan çok şikayet ederler: “Neden cildime ipeksi bir görüntü sağlayamıyorum?” İşte kayısı yağı bu soruya olumlu yanıt veriyor: Pahalı cilt kremlerinin de çoğunda bulunan kayısı yağındaki aktif bir çok madde ve nemlendiriciler sayesinde, cildi yağlandırmadan yumuşaklık, parlaklık ve canlılık kazanması görevini görür… İpeksi bir doku oluşumuna yardımcı olur. Gözaltı ve cilt kırışıklıklarına iyi gelir. Hücreleri besleyerek cildin gerginleşmesine zemin hazırlar.

Hücre yeniliyor 
Ancak kayısı çekirdeğinden elde edilen yağı satın alırken, soğuk pres üretim tekniği kullanılarak üretilip üretilmediğini sorun.
Kayısı çekirdekleri hiçbir sıcak işlem görmeden yüksek basınç altında ezilerek yağı çıkarıldığı için içeriğindeki önemli vitaminler yok olmuyor. Bu arada kayısı çekirdeği yağını ve diğer farklı bitkisel yağları belli formüllerle bir araya getirerek, koruma, cildi yenileme vb. işlemleri çoğaltmak mümkün. Güneşli veya soğuk havalarda yıpranan cilt hücrelerini yenilediğini unutmayalım.

Kullanım tüyoları
Size kullanım için de bir kaç önemli noktayı yazmak istiyorum:

1) Kayısı çekirdeği yağını her yaş grubu kullanabilir.

2) Evet, kayısı çekirdeği yağını yüzünüzün tüm bölgelerine uygulayabilirsiniz.

3) Kayısı çekirdeği yağı sıcak günlerde dışarı çıkarken sürmeyin. Akşam yatarken temiz bir cilde uygulayın.

Önemli Not:  Kayısı çekirdeğinin içinin siyanür içerdiği ve doz aşımı kullanıldığında  özellikle çocuklarda 1-2 saat içinde ölüme yol açtığı uzmanlarca bildirilmektedir. Bu nedenle   kayısı çekirdeklerinin özellikle küçük çocuklara yedirilmemesi uyarısında bulunmaktadırlar..
Uzmanların pazarlarda bademle karıştırılarak satılan kayısı çekirdekleriyle ilgili de bir uyarısı var. Siyanür zehirlenmesi yaşamamak için hileli ürün satanlara karşı dikkatli olmak gerekmektedir.
2 küçük kayısı çekirdeği 10 kilo ağırlığındaki bir çocuğu kısa sürede ölüme götürebilmektedir . Mide asidini arttırdığından çekirdeği yiyen kişinin tok olması ve çekirdeğin tazeliği zehirlenmeyi hızlandırmaktadır.
İlk bakıldığında önemsenmeyecek bir konu gibi görülse de, son derece dikkat edilmesi ve özellikle çocuklara yedirilmemesi gerekmektedir.

Müşteri görüşleri
0
0 değerlendirme
1 Yıldız
0%
2 Yıldız
0%
3 Yıldız
0%
4 Yıldız
0%
5 Yıldız
0%
Reviews

There are no reviews yet.

Müşteri incelemesi

Be the first to review “Sarı Kayısı Jumbo”

0

Üst

X